Reklam
  • Reklam
Reklam
Attila Bozoğlu

Attila Bozoğlu

Nesrin

NESRİN

Birdenbire sıkıntı ile uyandım.

Nesrine değmek için yavaşça kolumu sola uzattım.

Soğuk ve boştu yatağın solu.

Nesrinin altı ay önce gittiğini hatırladım bir an.

İşte o biran içim bayıldı

Soğuk bir ter bastı vücudumu.

 

Neden bıraktı ki beni?

Yapma demiştim.

Boğulurum ben sensiz.

Dinlemedi işte.

 

Karşı duvardaki saate baktım.

Tam tamına üçtü.

Ne bir dakika ileri,  nede bir dakika geri.

Çalar saat var sanki beynimde.

Nesrin gitti gideli her gece uyanıyorum bu saatte.

Kaçta yatarsam yatayım, fark etmiyor.

Hep saat üç.

Hep saat üç.

Ne ileri ne geri.

Bir müddet tavana baktım.

O mahut çatlak hala orada.

Ne uzamış, ne kısalmış.

İki köşede sıvalar kabarmış.

Çok yakında aşağı düşer kabaran sıva her halde 

Karşıma gelen köşedeki örümcek de hala aynı yerde. 

Ağına takılmış bitkin bir karasineği tembel tembel izliyor.

Değişen hiçbir şey yok.

Bir tek Nesrin eksik odamızda.

 

Alt kata mutfağa indim.

Çay demlesem iyi olur her halde.

Belki uykumda gelir.

 

Çaydanlığı iyi su ile doldurmuştum akşamdan.

Sabaha kolaylık olur diye.

Koyu severim çayı.

Üç büyük kaşıkta çay koydum demliğe.

Nesrin olsaydı şimdi…

Hoop, hoop.

Sonra çarpıntı tuttu deme bana emi.

Katran gibi çay içersen ne beklersin ki?

 

Çaydanlığı ocağa oturtup altını da iyice açtım. 

Bekliyorum su kaynasın diye.

Bekle, bekle , bekle….

Hadi be yahu.

Kaynasana be.

Fokurdamak bilmedi bir türlü su.

Hadisene be…

Fokurda da haşlayım çayımı..

 

On dakika sonra ancak demleyebildim.

Hani o ince belli, ağzı altın yaldız çemberli, küçük bardaklar var ya?

En çok onlarla içmeyi seviyorum çayımı.

Nesrin, büyük bardakları sever.

Bardakta öyle boya falan olmaması gerek derdi.

Zehirli imiş cam boyaları.

 

Attila Bozoğlu

Neden bıraktı bu kız beni be?

Neden terk etti evi?

Düşündükçe kızıyorum.

Gözlerimde yaşlar birikiyor hırstan.

 

Ne sözler vermişti bana?

Ne de çok seviyordu hani beni?

İçi titriyormuş beni düşündükçe.

Acayip bir kızdı Nesrin.

Bazen bana bakıp bakıp sessizce ağlardı.

Sana olan sevgim ağlatıyor beni demişti.

Hani içim eriyor onu gördüğüm zaman derler ya?

Öylesine âşıktı bana.

 

O zaman neden terk ettin beni be kız?

Şimdi bende ağlıyorum sen aklıma geldikçe.

Acaba aşk ağlamak mı demek be Nesrin?

 

Yemin ettirmişti bana.

Hani olurda bir gün ayrılırsak.

Olurda bir gün gidersem.

Rahat bırak beni.

Sakın takip etme.

Sakın arkamdan gelme.

 

Özledim seni Nesrin.

Altı ay geçti aradan.

Kızma bana.

Bu hafta ettiğim yemini bozacağım.

Çok özledim seni.

 

Hem de merak ediyorum….

Uç verdimi ektiğim Lale soğanları?

Çiçek açtı mı mavi sümbüller?

Ya Mezarını çevrelettiğim o kıpkırmızı siklamenler?

Söylesene be sevgilim açtı mı çiçeklerin?

Bu yazı 167 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar